Kastamonu’da Neler Yapılır?

Emre tarafından ailem Kastamonu’da oturuyor. Bu sebeple bu hafta sonu çantamızı sırtımıza taktık Kastamonu’ya gittik.

Kastamonu’ya İstanbul’dan nasıl gidilir derseniz otobüs, araba ve uçak seçenekleri mevcut. Araba ile 6 saat sürdügünden uçak biletleri de çok uygun olduğundan biz uçak ile gitmeyi tercih ettik. Şimdilik sadece THY ve Pegasus Kastamonu’ya gidiyor.

11:10 uçağına bindik ve 12:30’da Kastamonu havalimanındaydık. Havalimanından ayrılıp doğruca Ilgaz Dağı’na çıktık. Kastamonu’da hava günlük güneşlik idi. Ben kar vardır diye eldiven, atkı ve şapkamı da yanıma almıştım. Ama bu kadar tedbire gerek yokmuş 🙂 Kar kalınlığı istenen seviyede olmadığı için kayak mevsimi de henüz başlamamış. Bu yüzden Ilgaz oldukça sakindi.

Ilgaz dağı

Bir süre kızakla kayanları izledik. Teleferiğin hızla yukarı çıkıp inişine hayret ettik. Emre kayak yaparken bacağını kırdığı noktayı gösterdi. Ilgaz’ın güzel havasını doya doya içimize çektik. Daha sonra oradaki kafede Türk kahvesi içtik. 3 kahve 1 çay için 25tl hesap ödedik. Ilgaz’dan ayrılıp Kastamonu merkeze doğru yola çıktık.

Karnımız acıkmaya başlamıştı. Yemek için etli ekmek önerisi geldi. Kastamonu’nun etli ekmeği meşhur olmasına rağmen biz Konya usulü etli ekmek yapan bir yere gittik. Hiç pişman olmadık,

Mevlana Konağı 3 katlı her katında birden fazla odası olan, her odasında da soba yanan güzel bir konak.

mevlana_konagi

 

Sanırım en güzel kısım bu soğukta sıcacık soba yanında olabilmek 🙂

Menüde 3 çeşit vardı. Etli ekmek, bıçak arası ve mevlana. Etli ekmek kıyma ile yapılan , bıçak arası etli olan ve mevlana da kaşarlı olan. Biz karar veremeyip iki bıçak arası bir etli ekmek bir de mevlana istiyoruz. Yemeklerden önce salata ve acı biber turşusu geliyor. Çalışanlar ve sahipleri oldukça güler yüzlü ve çok iyiler, hizmet , ilgi alaka 10 üzerinden 10 alıyor.

mevlana_konagi_etli_ekmek

Gelmeden biz pek aç değiliz dememize rağmen silip süpürüyoruz. İncecik açılmış sıcacık pidelere elbette hayır diyemiyoruz. İnsanın yedikçe yiyesi geliyor. Yanında kendi yapımları ayranlarından içiyoruz. Oldukça lezzetli. Yemek sonunda çay söylüyoruz. Yanında kemalpaşa ikram olarak geliyor.

kemal_pasa_tatlisi

Emre’nin çatalı batırmasıyla duurr demem bir oluyor. O kemalpaşayı ağzına atmadan bu kareyi çekerek kendimi şanslı hissediyorum 🙂 Tatlımızı yiyip çayımızı da içtikten sonra kalkıyoruz. 4 kişi için sadece 68tl ödüyoruz.

Ertesi sabah planımız belli. Uzun zamandır gitmek istediğim İzbeli çiftliği. Akşamdan arayarak yer ayırtıyoruz. Pazar günü kalabalık olabilir ne olur ne olmaz diyerek, Çifliğin girişinde bizi bu yavru köpekler karşılıyor.

izbeli_ciftligi_kopekleri

O kadar cana yakınlar ki zorla kendilerini sevdiriyorlar. Uzun süre onları sevmekle meşgul oluyoruz. Çok insan geldiği için insanlara alışkınlar. Onları dışarda bırakıp içeri giriyoruz. İçeri girerken galoş giyiliyor ya da ayakkabınızı çıkarmanız gerek.

izbeli_ciftligi_disaridan_gorunum

Çok güzel bir konağın içerisine giriyoruz. Güler yüzlü teyzeler karşılıyor. Bir gün önceden aradığımız için masamız hazır bizi bekliyor. Masaya oturmadan süt içermisiniz diyorlar. Taze süt fırsatını hiçbirimiz kaçırmak istemiyoruz.

izbeli_ciftligi_kahvalti

Çeşit çeşit reçeller marmelatlar. Kahvaltımız tatlı ağırlıklı. Hepsi doğal kendi yapımları. Yemelere doyamıyoruz. El açması gözleme ve yumurta da geliyor. Bir yandan sobanın üstünde ekmeklerimiz kızarıyor.

izbeli_ciftligi_ekmek

Her şeyi getirdikten sonra sizi kendi halinize bırakıyorlar. Ekmeklerimizi çevirme işini unuttuğumuz içini birazını yakıyoruz ama bir sonraki seferde oldukça dikkatliyiz 🙂 Soba varken kestane de olmazsa olmaz. Onlar da sobanın üzerinde yerini buluyor.

Konağın her yeri çok güzel. Çiftliğin bu kadar güzel olmasının en önemli sebeplerinden biri Sabiha Hanım. Yanımıza gelip bir merhaba diyor. Biz de onunla karşılaşma şansını yakalıyoruz. Sabiha Hanım 2-3 gün sonra 84 yaşına basacağını söylediğinde hayret ediyorum çünkü oldukça sağlıklı ve genç duruyor. Oldukça kibar ve tatlı biri. İzbeli’ye gelip onu göremesek çok şey kaçırırdık.

izbeli_ciftligi_odalari

Karnımız güzelce doyuyor. Etrafı gezinmeye başlıyoruz. Çiftlikte kediler, köpekler, horozlar var. Çiftliğin için de minik bir de göl var.

izbeli

4 kişi için 60tl hesap ödüyoruz. Üstelik yediğimiz her şey doğal ve lezzetli idi. Kastamonu’ya giderseniz en azından İzbeli Çiftliği’ne uğramak için zaman yaratın. Ayırdığınız zamana kesinlikle değecek. Bunun kalitesinin yarısında hizmet veren yerlerde ödediğiniz paraları sorgulamaya başlayacaksınız.

Havalimanına gitmeden evvel bir de göle uğruyoruz. Göl soğuktan buz tutmuş taş atarak buzun sağlamlığını test ediyoruz ama yüzeyi çok kaygan olduğu için üstüne çıkmaya cesaretimiz yok.

donmus_gol

Güzel bir hafta sonunu daha geride bırakıyoruz. Kastamonu artık benim de memleketim sayılır. Bundan sonra daha sık gideceğim. İstanbul’a dönerken de sevdiklerinize Kastamonu simidi veya çekme helva alabilirsiniz. Birlikte çalıştığımız dönem boyunca bizi çekme helvalar ile besleyen Coşkun’a da buradan teşekkürlerimi sunayım 🙂

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

1 Comment

  1. Bir dahaki gidişinize Abana’ya da uğrayın. Doğallığıyla hayran bırakan minicik bir köy 🙂

Leave a Reply to Alper Kanat Cancel reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.