Cinque Terre

Cenova’dan ayrılıp Cinque Terre için yola çıkıyoruz. İlk durağımız Cinque Terre, hedefimiz bütün köyleri gezmek. Akşam dönüşte Portofino’ya gideceğiz. Yine güzel yollardan geçiyoruz.

italya_yollari

Cenova’dan tren ile de Cinque Terre köylerine ulaşmak mümkün fakat biz arabayla Levanto durağına gidiyoruz. Burası Cinque Terre başlangıcından bir önceki tren durağı. Arabanızı park edeceğiniz yerler mevcut. Dönüşte de Portofino’ya gideceğimiz için burayı tercih ediyoruz siz direkt Cenova’dan trene de binebilirsiniz.

levanto

Levanto’da çok fazla vakit geçirmedik ama sevimli bir İtalyan köyü gibi göründü gözüme. Huzurlu bir iki gün geçirilebilir burada da diye düşünüyorum. Tren istasyonuna girmemiz ile kalabalığa şaşırmamız bir oluyor. Sabah erken gitmemize rağmen bilet sırası inanılmaz bir kuyruk. İki ayrı koldan bilet sırası beklemeye başlıyoruz. Sonunda bileti alıyoruz(12€). Bu bilet tren ve yürüme parkurlarını kapsıyor. Gün içerisinde istediğiniz gibi binebilirsiniz. Artık köylere gitmeye hazırız.

levanto_tren_istasyonu

1’den başlayalım devamı gelir diye düşünüyoruz. Sanırım herkes bizimle aynı düşünüyor. O yüzden gidenlere karışık sırayla gezmelerini öneririm. Biz trene biniyoruz ve ilk durakta iniyoruz. Monterosso ilk köy.

Bu köyde denize girmek isteyenler için sahil bulunuyor fakat iş makinaları çalışma yaptığı için denize giren çok az kişi var. Köyü gezmeden evvel denize karşı hatıra fotoğrafı çektiriyoruz.

monterosso_italy

Hava oldukça sıcak. Bu nedenle dondurma ile serinliyoruz. Köyün içerisinde kısa bir tur yapıp ikinci köye geçeceğiz.

monterorosso_cinque_terre

Bu köy için sevimsiz yorumları yapılmış ama diğer köylere nazaran en sakin, en rahat gezilebilen köy burasıydı diyebilirim. Tabi bizim gittiğimiz zaman ve tercih ettiğimiz saatle de alakalı olur.

monterosso_bicycle

Bu köyü gezdikten sonra ikinci köye geçerken trene mi binsek trekking mi yapsak diye kısa bir kararsızlık yaşanıyor. Fatih abi duruma el koyuyor ve trekking yapalım diyor. Gidilecek yolun 3km olduğunu öğreniyoruz. 3km nedir yani her türlü yürünür diyoruz. Başlıyoruz yolculuğa

monterosso_view_1

Yol inişli çıkışlı. Yer yer iki kişinin geçemeyeceği kadar daralıyor. Ya karşıdan gelenler ya da biz dağa yanaşıp yol veriyoruz. Bir miktar inersek indiğimiz sürenin iki katı yokuş tırmanıyoruz.

monterosso_view_2

Manzarayı ilk mola verdiğimiz yerden çekiyorum. Parkur ne kadar zorlu da olsa ben hiç pişman değilim. Böyle bir manzarayı bir daha bulmak onun yamacında yürümek her zaman yapabileceğimiz bir şey değil çünkü.

monterosso_view_3

Maksimum 1 saat sürer diye düşündüğümüz yok iki saat sürüyor. Yol boyunca iki kere mola veriyoruz. En sonunda köy kendini gösteriyor. Yorgunluğu bir kenara bırakıp bir an evvel varmak için hızlanıyoruz.

monterosso_view_4

Bu manzarayı gördükten sonra bile köye varmamız 10-15dk sürüyor. İkinci köyün adı: Vernazza

Köye vardık diye sevinirken tüm yemek yerlerinin ve büfelerin önündeki sıraları görünce şok oluyoruz. Açlıktan ve susuzluktan ölmüşken bu durum herkesin moralini bozuyor. Sonra Ristorante al Castello’yu görüyoruz. Biraz tepede kalıyor. Yer var mı yok mu emin olmadan hepimiz çıkmayalım diyoruz. Fatih abi kendini feda ederek gidip bakıyor. Yer var diye aradığında biz de restorana çıkıyoruz. Kısa bir süre bekliyoruz. Girişte atıştırmalıklar var masa boşalana kadar onlardan yiyoruz. Masaya oturduktan sonra sipariş almaya gelen garson tam kafa. Her seçime “Very good choice” diye gülerek karşılık veriyor.

castle_restoran

Makarna çeşitleri ve paella sipariş ediyoruz. Hepimiz o kadar açız ve susamışız ki ne yesek şaşırıyoruz.

castle_restaurant_paella

Gezimizin temel konsepti yenilsin içilsin olunca patates kızartması ve deniz ürünleri tabağı da söylüyoruz. Deniz ürünleri oldukça başarılı.

castle_restaurant_calamari

Tıka basa doyduktan sonra kalkıyoruz. Very good choice diye diye hesap kısmında biraz kitlemeye çalışmaları da gözümüzden kaçmıyor ama bunlara takılmak yok. 8 kişi için saydıklarıma içecek ve ana yemekler ile birlikte 250€ ödüyoruz.

Mekan hakkında ayrıntılı bilgi ve adres için -> Ristorante al Castello

Her yer çok kalabalık bu köyde daha fazla kalmıyoruz. Ortak bir karar alıp 3. köyü atlayarak tren ile 4. köye gidiyoruz. 4. köy: Manarola

manarola

En büyük kalabalık ile bu köyde karşılaşıyoruz. Kalabalık tanımı için metrobüsten bile kalabalık olduğunu söyleyebilirim. Bizde olsa kesin kavga çıkar dediğim kadar kalabalık hatta. Trenden indikten sonra kalabalık bir grupla köye zar zor ilerliyoruz. Kısa bir tur atıyoruz. Bu köyde de manzaralar ve ortam oldukça güzel.

monarola_view

Planımız son kalan enerjimiz ile 5. köye yürümekti. Yürüme yolu kapatıldığı için  trene binmeyi bu kalabalıkta gözümüz kesmiyor. O yüzden 4. köyden geri dönüyoruz. Türkiye’nin hiç bir turistik yerinde görmediğim kalabalığı Cinque Terre de görüyorum. Hem 3 saatlik trekking hem de insan yoğunluğu hepimizi yoruyor. Gidenlere tavsiyem ya çok erken saatte gidin(tren saatlerini kontrol ederek) ya da köyleri karışık sırayla gezin.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Leave a Reply