Milano Gezi Rehberi

İtalya gezimizde son durağımız Milano oldu. Milano modanın başkenti. Hal böyle olunca Milano girişindeki designer outletlere uğramak farz oldu. Serravalle Designer Outlet‘e girdik. Türkiye’den de tanıdığınız çoğu markayı indirimli fiyatlarıyla bulmanız mümkün, 20€’ya Jack Wolfskin ayakkabılarımı aldıktan sonra gezmekten yorulunca orada bulunan kafelerden birine oturup kahve içerek dinlendik.

Serravalle_Designer_Outlet_coffee

Gruptakiler de alışveriş işlerini halledince Milano’ya doğru yola koyulduk. Araba yolculuklarımız hep güzel sohbetler ve keyifli kahkahalar eşliğinde geçti.

road_to_milano

Otel’e yerleştikten sonra arabaları bırakıp toplu taşımayla devam ettik. 24 saatlik metro kartı için 4.5€ ödedik.

Başlangıç noktamız Duomo di Milano oldu. Burası dünyanın en büyük gotik tarzda inşa edilmiş katedrali. Görür görmez etkilenmemek mümkün değil.

duomo_di_milano

Gündüz önü inanılmaz kalabalık. Ben gece ışıklarıyla olan halini daha çok beğendim. İçini gezmek isterseniz bir miktar sıra beklemeniz gerekebilir. Duomo meydanında dünyanın ilk alışveriş merkezi olan Galleria Vittorio Emanuele II bulunuyor. Katedralden sonra burayı gezmeye başlıyoruz.

Galleria Vittorio Emanuele II

Mimarisi çok başarılı, oldukça etkileyici bir yer. Duoma’ya kadar gitmişken görmemek olmaz. Zaten Milano’ya giden herkes orada olduğunu buradan çektiği kareler ile sosyal medyadan duyuruyor 🙂

Karnımız biraz acıkınca benzinlikte tadına bakıp çok beğendiğimiz panzerotti yemek için Luini’yi aramaya başlıyoruz. Galleria Vittorio Emanuele II’ye çok yakın.

milano_luini

Kapıda sıra olsa da çok hızlı çalıştıkları için sıra çok hızlı geliyor. Panzerotti bizdeki pişinin poğaça şeklinde katlanıp içerisinde domates, mozarella ve nutella gibi malzemeler konarak kızartılmış hali aslında.

luini_panzerotti

Domates ve mozarellalı olanlarından alıyorum. Sıcak sıcak oldukça lezzetli geliyor. Bizim grupta birden fazla yiyenler bile oluyor. Luini’nin hemen karşısında Milano’nun en yüksek puanlı dondurmacısı olan CioccolatItaliani bulunuyor. Hazır buraya kadar gelmişken denemezsek olmaz diye düşünüyoruz.

Düşünüyoruz düşünmesine ama inanılmaz bir sıra var önünde ve oldukça yavaş ilerliyor. Uzun süre bekliyoruz önce parayı ödeyip fiş alıyoruz.

CioccolatItaliani_prices

Daha sonra dondurma sırasına tekrar giriyoruz. Külahından dondurmasına, çikolata sosundan dolgularına her şeyi belirli çeşitler arasından kendiniz seçebiliyorsunuz. Nihayet dondurmamıza kavuşuyoruz.

CioccolatItaliani_icecream

İtalya’da yediğimiz her dondurma gibi bu da oldukça lezzetliydi. O kadar sıra beklemeye değer mi tartışılır. Dondurmalarımızı yiyerek Milano caddelerinde dolaşmaya başlıyoruz.

milano_street

Bu yolun sonunda Sforza Castle bulunuyor. 15.yy’da inşa edilen şatonun içerisinde bir çok  sanat galerisi ve müze bulunmaktadır. Michelangelo’nun yarım kalan son yapıtı “Rondanini Pietàsı” da bu şato içerisindedir.

Sforza Castle

Şatonun ilerisinde Parco Sempione bulunuyor.

Parco_Sempione

Avrupa’nın klasik şehrin ortasında bulunan güzelce korunmuş parklarından biri. Parkta bisiklete binenler, yürüyüş yapanlar, basketbol oynayanlar görmek mümkün. Biz de yorgunluğun üzerine biraz dinlenmek için çimlere uzanıyoruz. Manzaramız çok güzel.

Parco Sempione view

Gezilecek her yer yan yana aslında. Parkın hemen bitiminde de şehrin kapısı olarak adlandırılan Arco bella Pace var. 25 metre yüksekliğinde sembolik bir yapı.

Arco della Pace

Bu kısımdan sonra biz Emre ile gruptan ayrılarak hipster kafe keşfine gidiyoruz. Yorumlarına bakarak seçtiğimiz yer Upcycle oluyor. Metroya biniyoruz, indikten sonra da bir miktar yürüyoruz. Sakin bir sokakta olan kafeyi buluyoruz.

upcycle_milano

Burası genelde öğrencilerin tercih ettiği, bisiklet temalı ve ders çalışmaya inanılmaz uygun bir kafe. Kahvelerimizi içip dinleniyoruz. Burada da İtalya’nın diğer bölgelerinde olduğu gibi kahve yapımına çok özenmeden lezzetli kahveler yapabiliyorlar.

upcycle_coffee

Kahvelerimizi içtikten sonra ekibin kalanıyla buluşmak için kalkıyoruz. Yine bir miktar yürüyüp metroyu kullanarak merkeze gidiyoruz. Amacımız Signorvino’ya gitmek ama dışarda yer olmayınca yemek yemek için başka seçenekler araştırıyoruz. Farinella cazip geliyor. Kapıda kısa bir süre bekleyip yerimize oturuyoruz. Mekanla ilgili ilk izlenimim şirin bir İtalya restoranı. Zaman ilerledikçe sipariş almaya gelmeyen garsonları sebebiyle şirinliğini kaybediyor gözümde.

farinella_bruchetta

Önden bu fasülyeli bruschetta geliyor. Kızarmış ekmek üzerinde peynir ve kuru fasülye. Uzunca bir zaman sonra da siparişlerimiz geliyor. Ben patlıcanlı pizza istemiştim.

farinella_pizza

Standart margharita pizza üzerine ayrıca kızartılmış olan patlıcanlar serpilmiş. Grupta makarna ve risotto tercih edenler de oldu fakat lezzet standarttı. Karnım doysun diye düşünüyorsanız gidebilirsiniz. Onun dışında önermeyeceğim bir deneyimdi.

Grubun aklı Signorvino’da kalınca yemek sonrası içeride de olsa gidelim diyoruz. Burası çok güzel bir şarap evi. Kalabalık gruplarla ya da sevdiğinizle başbaşa tercih edebileceğiniz, uygun fiyata güzel şaraplar içebileceğiniz, isterseniz eve giderken de alabileceğiniz bir yer. Alıp götürdüğünüz fiyata orada oturup içebiliyor olmanız en güzeli 🙂

signorvino

Ortam güzel olunca sohbet muhabbet zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz. Milano’ya giderseniz mutlaka uğrayın peynir tabakları ve atıştırmalıkları da oldukça başarılıydı. Geç saatlerde otelimize varıyoruz.

Ertesi gün kahvaltı yapılacak yeri Emre ve ben seçiyoruz. Grubun beklentisi yüksek. Araba park sorunuyla uğraşmamak için metroya biniyoruz. Hedefimiz Pavè

pave

Sabah erken saatte gitmemize rağmen Pave oldukça kalabalık. Girer girmez güzel tatlılar ve hamurişleri gözümüze çarpıyor. Gönül elbette Türkiye’deki peynirli zeytinli serpme kahvaltıları arıyor ama Avrupa’da kahvaltı kültürü kahve ve kruvasan ile sınırlı kalıyor. Üst kata oturuyoruz küçük bir mekan. Siparişleri veriyoruz herkes değişik bir şey denemek istediği için ortaya aşağıdaki tablo çıkıyor.

pave_breakfast

Yediğimiz her şey çok lezzetli. Mekanın iç dekorasyonu ve çalışanlar da sevimli olduğu için herkes kahvaltıdan memnun kalıyor. Dönüş yoluna geçmeden evvel Como Gölüne de uğrayacağımız için kalkarak otele gidiyoruz.

Milano çok güzeldi geniş bir vakitte tekrar gezilebilir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Leave a Reply